
Sepetli platform kiralama fiyatları tek bir rakamla anlatılamaz; çünkü fiyat çalışma yüksekliğine, makine sınıfına, sepet kapasitesine, süreye ve mesafeye göre kurulur. Bu yazıda sektörde kimsenin açıkça yazmadığı şeyi yapıyoruz: rakam vermeden fiyatın yapısını anlatıyoruz. Hangi değişkenin fiyatı hangi yönde hareket ettirdiğini, süre modellerinin nasıl işlediğini ve teklif alırken hangi soruları sormanız gerektiğini sırayla açıklıyoruz.
Neden hiçbir firma liste fiyatı yayınlamıyor
Sepetli platform kiralama fiyatı arayan herkes aynı duvara çarpar: firmaların web sayfalarında rakam yoktur, telefonda ise önce sorular gelir. Bunun bir kısmı gerçekten meşru bir nedene dayanır. Aynı gün içinde yapılan iki iş, aynı makineyi bile kullansa farklı maliyet üretir; birinde makine yirmi dakikada işi bitirip çıkar, diğerinde saatlerce cephe önünde bekler.
Ama bu, hiçbir şey söylenemeyeceği anlamına gelmez. Fiyatın kendisi değişkendir; fiyatın yapısı değişken değildir. Hangi kalemlerin toplandığı, her kalemin fiyatı hangi yöne çektiği ve teklifte nelerin dahil olup olmadığı her işte aynıdır. Bu yazıda anlattığımız şey işte bu yapıdır. Yapıyı bilen müşteri, telefonda doğru soruyu sorar ve aldığı iki teklifi gerçekten karşılaştırabilir.
Vinç tarafında fiyatı belirleyen değişkenler daha çok tonaj ve çalışma yarıçapı etrafında döner; bunları vinç kiralama fiyatlarının nelere bağlı olduğu yazımızda ele aldık. Sepetli platformda ise denklem farklıdır: burada belirleyici olan ağırlık değil, yükseklik, erişim ve süredir. Bir mobil vinç için sorulan kaç ton sorusunun karşılığı, sepetli platformda kaç metre ve kaç kişi sorusudur.
Bu yüzden telefonda duyduğunuz ilk soruları bir savunma refleksi değil, doğru makineyi bulma çabası olarak okumak gerekir. Yanlış sınıf bir makine sahaya geldiğinde iki taraf da kaybeder: iş yapılamaz, gün boşa gider ve nakliye tekrarlanır. Doğru sorular baştan sorulduğunda ise fiyat telefonda netleşir ve sahada değişmez.
Birinci değişken: çalışma yüksekliği sınıfı
Fiyatı en çok hareket ettiren tek başlık, makinenin hangi yükseklik sınıfına girdiğidir. Bir cephe tabelasına ulaşmakla, çok katlı bir binanın çatı hizasına çıkmak aynı makine sınıfı değildir. Yükseklik arttıkça şasi büyür, denge ağırlığı artar, makine ağırlaşır, nakliyesi zorlaşır ve haliyle günlük bedeli yukarı çıkar.
Burada iki terimi karıştırmamak gerekir. Platform yüksekliği, sepetin tabanının çıkabildiği yüksekliktir. Çalışma yüksekliği ise sepette duran bir kişinin eliyle ulaşabildiği yüksekliktir ve pratikte platform yüksekliğine yaklaşık iki metre eklenerek bulunur. Katalogda 20 metre çalışma yüksekliği yazan bir makinenin sepet tabanı yaklaşık 18 metreye çıkar. Teklif isterken bu ayrımı bilmek, gereğinden büyük ya da yetersiz makine çağırmanızı önler.
Doğru sınıfı seçmek için binanın kat sayısı tek başına yetmez; kat yüksekliği, çatı parapeti, saçak çıkması ve çalışılacak noktanın cepheden ne kadar içeride kaldığı da hesaba girer. Bu ilişkiyi sepetli vinçte kapasite ve erişim yüksekliği yazımızda ayrıntılandırdık.
İkinci değişken: makine sınıfı ve yatay erişim
Aynı çalışma yüksekliğine birden fazla makine sınıfıyla ulaşılabilir ve bu sınıflar arasındaki fiyat farkı gerçektir. Pratikte dört sınıf konuşulur:
- Makaslı platform (scissor lift, makaslı manlift): Yalnızca dikey çıkar. Geniş sepeti, yüksek sepet kapasitesi ve düz sert zemin ihtiyacı vardır. Engel aşmaz.
- Eklemli platform (paletli veya tekerlekli manlift): Bomu kırılarak engelin üstünden aşar, çatı saçağının altına girer, ağaç veya duvarın arkasına uzanır.
- Teleskopik platform: Düz uzanır, yüksek çalışma yüksekliği ve uzun yatay erişim (outreach) sağlar.
- Sepetli vinç (araç üstü sepetli platform): Kendi şasisi üzerinde yola çıkar, sahaya sürerek gelir, ayaklarını açar ve çalışır. Şehir içi noktasal işlerde en hızlı çözümdür.
Yatay erişim ihtiyacı fiyatı yukarı çeker; bunun sebebi fiziktir. Sepet cepheye doğru uzadıkça makinenin devrilme momenti artar, bunu karşılamak için daha ağır şasi, daha geniş ayak açma genişliği ve daha büyük denge ağırlığı gerekir. Yani otoparkın kenarından uzanarak binanın ortasına ulaşmak, binanın hemen dibine yanaşıp aynı yüksekliğe çıkmaktan pahalıdır. Cephenin önüne yanaşabiliyorsanız bunu firmaya söyleyin; doğrudan daha uygun bir makine sınıfına düşersiniz.
Üçüncü değişken: sepet kapasitesi, kişi sayısı ve güç kaynağı
Sepete kaç kişi ve ne kadar malzeme çıkacağı, seçilecek makineyi doğrudan belirler. Her makinenin bir sepet kapasitesi vardır ve bu kapasite yalnızca insanları değil, alet çantasını, boya kovasını, cam ünitesini, tabela panosunu ve klima parçasını da kapsar.
Önemli bir ayrıntı, bazı makinelerde sepet kapasitesinin sabit olmamasıdır: bom tam uzandığında, yani en uzak noktada, izin verilen yük düşebilir. Yani üç kişi taşıyabilen bir makine, en uzak erişimde iki kişiyle sınırlanabilir. Bu yüzden ihtiyacı en baştan doğru söylemek gerekir. Firmaya iki kişi çıkacak demek yetmez; iki kişi ve şu kadar malzeme, şu uzaklıkta demek gerekir.
Kişi sayısı aynı zamanda iş süresini de değiştirir. Tek kişilik bir sepetle yürütülen cephe işi, iki kişilik sepetle daha kısa sürebilir; sınıf değiştirmenin getirdiği fark, kazanılan zamanla telafi olabilir. Bu hesabı yaparken günlük süreyi de birlikte düşünmek gerekir.
Aynı başlığın altında konuşulması gereken ikinci teknik ayrım, makinenin gücünü nereden aldığıdır: akülü mü, dizel mi, hibrit mi. Bu, konfor tercihi değil, işin nerede yapıldığının sonucudur ve doğrudan fiyat sınıfını belirler. Akülü makineler egzoz gazı çıkarmaz ve sessizdir; iz bırakmayan tekerlekleriyle mağaza, fabrika içi, spor salonu, hastane ve AVM gibi kapalı alanların tek uygun seçeneğidir. Kapalı bir alana dizel makine sokmak çoğu zaman mümkün değildir.
Buna karşılık akülü makineler genellikle düz ve sert zemin ister; şarj süresi ve vardiya planlaması gerektirir. Dizel makineler ise açık şantiye, toprak zemin ve eğimli arazi için üretilmiştir; arazi tipi modellerde çekişli tekerlekler ve tırmanma kabiliyeti vardır. Hibrit makineler iki tarafı da karşılamaya çalışır ve genellikle ayrı bir sınıf olarak fiyatlanır.
Sonuç olarak iç mekân işi söylediğiniz anda makine havuzu daralır. Bu daralma fiyata yansır ve müsaitlik takvimini de etkiler. İşin kapalı alanda mı açık sahada mı olduğunu ilk cümlede söylemek, herkesin zamanını kazandırır.
Süre modeli: saatlik, yarım gün, tam gün, haftalık
Süre, fiyatın ikinci büyük ekseni. Uygulamada dört model konuşulur ve her birinin kendi mantığı vardır.
| Süre modeli | Hangi işe uyar | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Saatlik | Tek noktada kısa onarım, tabela sökme, ampul veya kamera değişimi | Asgari ücretlendirme süresi uygulanır; süre makinenin varışından sayılır |
| Yarım gün | Birkaç noktalı cephe onarımı, küçük montaj, sınırlı temizlik | Yarım günün kaç saat sayıldığı ve nereden başladığı yazılı olmalı |
| Tam gün | Cephe boyası, kapsamlı temizlik, gün boyu süren montaj | Mesai bitiminden sonrası ayrı ücretlendirilir |
| Haftalık ve aylık | Şantiye, aşamalı proje, uzun süreli tahsis | Makine sahada kalır; barınma, yakıt ve güvenlik sorumluluğu konuşulmalı |
Yarım gün ifadesi burada bir ücretlendirme birimidir, bir tahmin değil. Sektörde yaygın uygulama, yarım günün makinenin sahaya varışından itibaren sayılmasıdır; makine sabah gelip sizi beklerse, siz henüz çalışmaya başlamamış olsanız bile süre işlemeye başlamıştır. Yarım gün olarak planlanan bir iş uzarsa iki şey olur: ya kalan süre saat üzerinden eklenir, ya da iş tam güne döner. Hangisinin uygulanacağı işten önce konuşulması gereken bir şeydir, iş bittikten sonra değil.
Asgari ücretlendirme süresi de aynı mantığın parçasıdır. On dakikalık bir iş için bile belirli bir taban süre uygulanır, çünkü o makine ve operatör o yarım günü size ayırmıştır ve aynı anda başka bir işe gidemez. Yola çıkma, kurulum, toparlanma ve dönüş de zaman alır. Süre modellerinin genel mantığını saatlik, günlük ve aylık kiralama karşılaştırmamızda ayrıca anlattık.
Nakliye ücreti ve mesafe
Fiyatta en çok sürpriz üreten kalem budur, çünkü çoğu müşteri makinenin sahaya kendiliğinden geleceğini varsayar. Belirleyici soru şudur: makine kendi kendine yola çıkabiliyor mu, yoksa lowbed ile mi taşınıyor? Araç üstü sepetli platformlar trafiğe çıkabildiği için kendi tekerleği üzerinde gelir. Makaslı platformlar, akülü eklemli makineler ve paletli modeller ise genellikle lowbed veya çekici gerektirir; bu durumda ayrı bir nakliye ücreti doğar.
Mesafe de bu kalemin içindedir. Şehir içi bir iş ile ilçe işi arasında yol süresi farkı vardır ve nakliye çoğu zaman gidiş dönüş üzerinden değerlendirilir; makine sahada kalacaksa bu iki ayrı sefer demektir. Uzak bir noktaya yapılan çok kısa bir işte nakliye, toplam bedelin içinde belirgin bir pay tutabilir.
Bir diğer ayrım, makinenin sahada kalıp kalmayacağıdır. Tek günlük bir işte makine gelir ve akşam döner; nakliye bir kez konuşulur. Birkaç güne yayılan işlerde makineyi her akşam geri götürmek yerine sahada bırakmak çoğu zaman daha mantıklıdır, ama bu kez gece güvenliği, yakıt ve makinenin park edeceği yer gündeme gelir. Hangisinin uygun olduğu, işin kaç gün süreceğine ve sahanın kapalı olup olmadığına göre değişir.
Bunu düşürmenin bilinen yolu, işleri birleştirmektir. Aynı bölgede aynı gün birden fazla iş varsa, makine tek seferde çıkıp hepsini sırayla yapabilir. Aynı sitede birden fazla blok, aynı caddede birkaç tabela ya da komşu binalardaki benzer işler bir araya getirildiğinde nakliye payı bölünür. Bu yüzden aramadan önce "başka ne var" sorusunu kendinize sormakta fayda var.
Operatör dahil mi ve KDV hariç mi dahil mi
Türkiye'de sepetli platform kiralamanın yaygın biçimi operatörlü kiralamadır. Makine, onu tanıyan bir operatörle birlikte gelir; kurulum, zemin değerlendirmesi, ayakların açılması ve sepetin sevki operatörün işidir. Teklif alırken operatörün fiyata dahil olup olmadığını mutlaka sorun, çünkü dahil olmayan bir teklif kâğıt üzerinde daha ucuz görünür.
Operatörsüz (kuru) kiralamada iki soru öne çıkar: makineyi kim kullanacak ve o kişinin kullanım yetkinliği belgeli mi, kaza halinde sorumluluk kimde. Bu iki soru sözleşmede net değilse operatörsüz kiralama görünen tasarrufun çok üstünde risk taşır.
Fiyat konuşurken sorulacak ilk soru ise şudur: bu rakam KDV hariç mi, KDV dahil mi? Sektörde teklifler genellikle KDV hariç verilir. İki firmadan aldığınız iki rakamdan biri KDV hariç, diğeri KDV dahilse karşılaştırma anlamsızdır. Kurumsal işlerde ayrıca faturanın nasıl kesileceği ve tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı ayrı bir başlıktır; bunu vinç kiralamada KDV, tevkifat ve fatura düzeni yazımızda ele aldık.
Teklifte görünmeyen ek kalemler
Bir teklifi gerçekten anlamak, içinde ne olduğu kadar ne olmadığını bilmektir. Sektörde ayrıca konuşulan başlıca kalemler şunlardır:
- Mesai ve gece çalışması: Normal mesai dışına taşan saatler ve gece vardiyası ayrı değerlendirilir; aydınlatma ihtiyacı da doğabilir.
- Hafta sonu ve resmî tatil: Çoğu firmada ayrı planlanır; işletmeler cephe işini genellikle bu günlere kaydırdığı için önceden konuşulmalıdır.
- Bekleme süresi: Makine sahada hazır ama iş hazır değilse geçen süre. Saha kapalı, malzeme gelmemiş, ekip yok, izin çıkmamışsa bu süre işler.
- İptal ve erteleme: Özellikle makine yola çıktıktan sonra yapılan iptal, o gün için ayrılan kapasiteyi karşılıksız bırakır.
- Yol kapatma ve işgaliye izni: Kaldırım veya yol üzerinde çalışılacaksa belediyeden izin gerekebilir; izni kimin alacağı baştan belirlenmelidir.
- Özel aparat ve ilave donanım: İşin gerektirdiği ek ekipman varsa ayrıca konuşulur.
Bu kalemlerin ticari tarafını, kapora ve bekleme bedelinin nasıl işlediğini kapora, ödeme, iptal ve bekleme bedeli yazımızda ayrı ayrı anlattık.
Doğru teklif almak için firmaya söylemeniz gerekenler
Telefonda ne kadar net bilgi verirseniz, aldığınız fiyat o kadar gerçeğe yakın olur ve sahada sürpriz çıkmaz. Aramadan önce şu maddeleri hazırlayın:
- Çalışılacak noktanın yerden yüksekliği ya da binanın kat sayısı.
- İş iç mekânda mı, açık sahada mı yapılacak.
- Makinenin duracağı yer ile çalışılacak nokta arasındaki yatay mesafe.
- Cephe önünde ne kadar boş alan var, araç park ediyor mu, ayak açılabilir mi.
- Zemin türü: beton, asfalt, parke, toprak, dolgu; altında bodrum veya rögar var mı.
- Sepete kaç kişi çıkacak ve yanlarında ne kadar malzeme olacak.
- Arada engel var mı: ağaç, saçak, tente, elektrik hattı, komşu bina.
- İşin tahmini süresi ve saatlik mi, yarım gün mü, tam gün mü planlandığı.
- Tarih ve saat; gece ya da hafta sonu çalışması gerekip gerekmediği.
- Adres ve mesafe; aynı gün aynı bölgede başka iş olup olmadığı.
Bu on maddeyi söyleyen bir müşteriye verilen fiyat, sahada değişmez. Aldığınız teklifleri aynı ölçüde karşılaştırabilmek için vinç kiralama teklifi nasıl karşılaştırılır yazımızdaki kontrol listesini de kullanabilirsiniz.
Şanlıurfa (Urfa) genelinde sepetli platform fiyatı için bizi arayın
AZY Vinç olarak Şanlıurfa merkez (Haliliye, Eyyübiye, Karaköprü) ile Siverek, Viranşehir, Birecik, Suruç, Akçakale, Harran ve çevre ilçelerde sepetli platform ve mobil vinç hizmeti veriyoruz. Yukarıdaki başlıkları telefonda birlikte geçelim; işinize hangi makine sınıfının ve hangi süre modelinin oturduğunu birkaç dakikada netleştirebiliriz. Fiyatı KDV hariç olarak, nakliye ve operatör dahil mi hariç mi açıkça belirterek söyleriz; sahada sürpriz kalem çıkarmayız. Tüm hizmetlerimizi inceleyebilir, işin fotoğrafını ve konumunu iletişim sayfamızdan paylaşabilirsiniz.
Hemen Ara: İşinizi anlatın, sepetli platform için net ve kalem kalem fiyat verelim: 0542 488 98 08.
Sık Sorulan Sorular
Sepetli platform kiralamak günlük ne kadar tutar?
Sabit bir günlük rakam vermek doğru olmaz, çünkü bedel çalışma yüksekliği sınıfına, makine tipine, sepet kapasitesine, süreye ve mesafeye göre kurulur. Aynı yüksekliğe çıkan iki makine bile farklı sınıfta olabilir. İşinizi tarif ettiğinizde kalem kalem net bir fiyat söyleyebiliriz; bunun için 0542 488 98 08'i arayın.
Yarım gün kiralama kaç saat sayılır ve ne zaman başlar?
Yarım gün bir ücretlendirme birimidir ve sektörde genellikle makinenin sahaya varışından itibaren sayılır. Yani makine gelip sizi beklerse süre işlemeye başlamış olur. Yarım günün kaç saate karşılık geldiğini ve iş uzarsa saat mi ekleneceğini yoksa tam güne mi döneceğini işten önce konuşup yazılı hale getirmek gerekir.
Verilen fiyata nakliye ve operatör dahil mi?
Bu, teklif alırken sorulması gereken ilk sorulardan biridir. Türkiye'de sepetli platform kiralama genellikle operatörlü yapılır, ancak nakliye her zaman dahil olmayabilir. Makine kendi kendine yola çıkabiliyorsa nakliye kalemi düşer, lowbed gerekiyorsa ayrı bir nakliye ücreti doğar. Teklifi alırken ikisini de açıkça sorun.
Teklifler KDV hariç mi veriliyor?
Sektörde teklifler genellikle KDV hariç verilir. İki firmadan fiyat alıyorsanız birinin KDV hariç, diğerinin KDV dahil olması karşılaştırmayı anlamsız kılar; bu yüzden ilk soru bu olmalıdır. Kurumsal işlerde ayrıca faturanın nasıl düzenleneceği ve tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı ayrı bir başlıktır.
Şanlıurfa ilçelerine sepetli platform gönderiyor musunuz?
Evet. Şanlıurfa merkezde Haliliye, Eyyübiye ve Karaköprü ile Siverek, Viranşehir, Birecik, Suruç, Akçakale, Harran ve çevre ilçelerde çalışıyoruz. İlçe işlerinde mesafe planlamaya dahil edilir; aynı bölgede aynı gün birden fazla iş varsa bunları birleştirerek nakliye payını bölmek mümkün olur.